İçeriğe geç

Merak ve Öğrenme

Doğumdan başlayarak hayatımızın sonuna değin bizimle beraber olan, öğrenmemizi, gelişmemizi, diğer insanlardan farklı bir birey olmamıza katkı sağlayan duygulardan biri merak etmektir. Her ne kadar dünyaya geldiğimiz andan itibaren bizimle birlikte olsa da bu duygu hayatımızın her döneminde her zaman aynı miktarda kalmayıp zamanla azalabiliyor ya da bazı insanlar için ise neredeyse yok olma durumuna geliyor. Bu durumun yaşanmasında stres, hayat şartları, öğrendiklerimizle yetinme, araştırma istediğinin yok olması, kültürel bakış açıları, dışsal faktörler gibi pek çok etken sayılabilir. Bu etkenler içerisinde belki de temel olarak; “soru sorma” isteğinin artık kalmaması, yaşadıklarımızın sorgulanmadan ve eleştirel bir bakış açsından uzak bir şekilde kabul edilmesi gelmektedir. 

Çocukken her konuyu merak eden ve öğrenme isteği sonsuz olan bizler, zamanla merak etmekten ve soru sormaktan uzaklaşıyoruz. Sözcüklerimiz ve yaşantı şeklimiz de kimi zaman bu duygumuzun azalmasına katkı sağlıyor. Örneğin herkes tarafından bilinen ve kullanılan “fazla merak iyi değildir, çok merak adamı mezara sokar” gibi sözcüklerimiz merak etmenin önünde bir engel oluşturmaktadır. Merakın olmadığı yerde öğrenmede gerçekleşmeyecektir. Çünkü “öğrenenin bir bilgiyi edinebilmek için ayıracağı zaman, o bilgiyi edinmeye yönelik istek, arzu ve ilgisinin derecesine bağlıdır”(Yazıcı ve Kartal, 2020, s. 573). Bu nedenle merak duygusu azalan birinin soru sorma, araştırma ve doğal olarak da öğrenme isteği azalmış olur. Bu noktada yaş ile merak duygusu arasında ters orantılı bir ilişkinin olduğunu ortaya koyan çeşitli araştırmalar vardır (Chu, Tsai ve Fung 2020). Yaşadığımız hayatı anlamlı kılmada önemli olan bu duygunun yaş ile azalması sadece bireysel bir sonucu ortaya çıkarmamakta aynı zamanda da merak duygusu yok olan bir toplumun oluşmasına yol açabilmektedir. Bu bağlamda gerçeği bulmada, dünyayı anlama ve yorumlamada bununla birlikte insanın sürekli ve daimi gelişiminde merak ilk unsur olarak yerini almaktadır (Dinç, 2009). Bu bağlamda merak; ne yaşın, yaşanmışlıkların ne de kültürün etkisi ile azalması gereken bir şeydir. Aksine bilinç düzeyi artıkça daha çok gelişmesi gereken önemli bir beceri olarak görülmelidir. Merak duygumuz hiç azamasın! 

Chu, L., Tsai, J. L., & Fung, H. H. (2020). Association between age and intellectual curiosity: the mediating roles of future time perspective and importance of curiosity. European Journal of Ageing, 18(1), 45–53. https://doi.org/10.1007/s10433-020-00567-6

Dinç, S. Z. (2019, February 7). Merak ve İnsanın Gelişimi. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan. https://www.kemalarikan.com/merak-ve-insanin-gelisimi.html

Yazıcı, T., & Kartal, O. (2020). Epistemik merakın eğitimdeki rolü. Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 6(2), 570–589. https://doi.org/10.31592/aeusbed.738875